Tarihi “Bandabulya Çarşısı”

0
878
tarihi bandabulya çarşısı
tarihi bandabulya çarşısı

Kıbrıs’ın başkenti olma özelliğini 800 yıldır taşıyan Lefkoşa, bu kapsamda pek çok önemli idari yapı ve esere sahiptir. Tarihi “Bandabulya” Çarşısı da, bu önemli noktalardan bir tanesidir. Çünkü bir çarşıdan daha fazlası vardır Bandabulya Çarşısı’nda. Tarihin tozlu raflarından gelmiş gibi inanılmaz ahenk ve uyum olan bir çarşıdır. İşte bahsedilen bu çarşının Lefkoşa ve Kıbrıs için de bir tarihi var. Peki, Bandabulya Çarşısı’nın tarihi nedir? Ne anlama gelir? Sizlere bunlardan bahsetmeye çalışalım.

Bandabulya Çarşısı’nın Tarihi

Osmanlı Devleti ve İngiliz dönemlerine genel çerçevede baktığımızda, Bandabulya Çarşısı ile ilgili pek çok verinin ve dosyanın bulunduğunu görebiliyoruz. Peki, bundan önce Bandabulya ne demektir? Kelime ikiye ayrılır. Yani “Banda” (devamlı) ve “Buliya” (satış). Bu kapsamda sürekli satışın gerçekleştirildiği bir çarşı. Ancak eski kayıtlar ve dosyalarda belediye çarşısı veya market yeri olarak da adlandırıldığını görebiliyoruz. Şimdi gelin bu kayıtlara bir bakalım.

  • Avusturyalı Arşidük Ludvig Salvator, 1872 yılında Kıbrıs’ı gezdikten sonra yazdığı “Levkosia” ismini verdiği kitabında, Mağusa ve Baf arasında, farklı meslekleri ortaya koyan kişilerin kurduğu 23 farklı çarşıdan söz eder. Bahsini yaptığımız Bandabulya Çarşısı’nın olduğu yerde ise her türlü yiyeceğin satıldığı bir çarşı olduğunu söylemiştir.
  • Esme Scot Stevenson ise 1880 yılında ortaya koyduğu “Our Home in Cyprus” isimli kitabında, bu çarşıyı oldukça güzel betimlemiştir. “Bir tarafından her türlü sebzenin yer aldığı bir sebze çarşısından çıkınca, diğer tarafta her türlü etin satıldığı bir kasapta bulurdum kendimi. Kadınlar çarşısında ise her türlü kumaşı satan beyaz peçeli kadınlar karşılardı bizi” diyerek, şuan ki Bandabulya Çarşısı’nın 1880’lerde de yer aldığını söylemiştir.
  • Kitchenner Haritası’nın yayımlandığı 1881 tarihinde ise, farklı isimlendirmeler kullanılmıştır. Haritada Bandabulya Çarşısı için “Market Place” yani “Çarşı Yeri” isimlendirmesinde bulunulmuştur.
  • Lefkoşa’da bulunan 1912 ve 1915 yılları arasındaki Surlariçi Tapu Harita’larında ise; “Municipial Market” yani “Belediye Çarşısı” ile ilgili çeşitli kayıtlar bulunmaktadır.
  • İngiliz bir ressam olan Arthur J. Legge ise 1930 yılında yaptığı suluboya çalışmasında, Lefkoşa yakınlarında üstü kapalı bir çarşıda insanların satış yaptığını resmetmiştir. Halkın dolaştığı alanların ise üzerlerinin açık olduğunu da vurgulamıştır.

Yukarıda da net bir şekilde görüldüğü üzere, Tarihi Bandabulya Çarşısı’nda inanılmaz bir tarih gizlidir. Üstelik Venedik dönemlerine ait bir kayıt olmadığı için de, o dönemlerde bu çarşının olup olmadığı bilinmiyor. Belki de bu çarşı çok daha eski yıllardan beri geliyor olabilir. Peki, tüm bunlar çerçevesinde Bandabulya Çarşısı’nın kuruluşu nasıl gerçekleştirilmiştir?

Bandabulya Çarşısı’nın Kuruluşu

Bandabulya Çarşısı’nın tarihi ile ilgili pek çok belge ve doküman bulunuyor. Ancak genel çerçevede şuan ki çarşının Belediye Çarşısı olmasında bazı değerler göz önünde bulunduruluyor. Çünkü bu çarşı, 1932 yılında kuruldu ve faaliyete geçti. Peki, bu nasıl oldu?

  • Türk mahalleleri yeni yapılacak çarşının kendi mahallelerine yakın olmasını isterken, Rum mahalleleri ise kendi taraflarında yakın olmasını istediler.
  • Rumların iddiası ise; Türklerin, çarşıyı Ayasofya Camisi’ne yakın olmasını istediklerini söyledi. Bu durumda domuz eti satışlarını gerçekleştirmemize izin vermezler denildi.
  • Belediye Meclisi’nin Türk üyeleri arasında yer alan M. Necati Özkan ise bu çerçevede domuz etinin Rumlara yakın olan alanda satılması için fetva çıkarılmasını rica etti. Bu çerçevede müftüyü de ikna etti.
  • 3 Eylül 1929 yılında ise Belediye Meclisi, eski çarşının yıkılarak, yerine bir Bandabulya Çarşısı, yani Belediye Çarşısı kurulmasını kararlaştırdı.
  • Belediye Çarşısı yapılana kadar geçen 3 yılda ise esnaflar geçici süreliğine Mısırlı Han’a taşınmış oldu.

Yukarıda da gördüğünüz üzere Tarihi Bandabulya Çarşısı’nın yapılışındaki olaylar oldukça farklı. Ancak gerek Türkler, gerekse de Rumların istedikleri olması anlamında önemli çalışmalar yapıldı.

Bandabulya Çarşısı Geleneği

Halkın genel anlamda buluşma, toplanma ve sosyalleşme faaliyetlerini yerine getirdiği bir yer olarak adlandırılmaktadır. Geleneği ve tarihi çok yüksek olduğu için, bu çarşının kullanımı oldukça yoğundur. Bu çarşıdaki esnaf, çalıştığı günlerde, dükkanı için belediyeye belirli bir miktar kira öder. Peşin alışverişin yapılması sebebi ile de köy meydanlarından ayrılırdı. Özellikle yeni evlenecek olan gençler, ürettikleri bamya gibi pek çok sebzeyi oldukça yüksek fiyatlardan burada satarlardı. Halk ise onlara destek olmak amacı ile gençlerden sebzeler alırdı.

Yukarıda da gördüğünüz gibi müthiş bir geleneği de içerisinde barındıran çarşı, Kıbrıs ve özellikle de Lefkoşa için çok değerlidir. Pek çok eski kayıtta da yer alan bu çarşı, gördüğünüz üzere tarih ve gelenek anlamında çok popüler. Sizler de Kıbrıs’ı ziyaret etmek isterseniz, o halde Tarihi Bandabulya Çarşısı’nı tercih edebilirsiniz. Peki, Lefkoşa’da daha farklı nereler gezilebilir?

Lefkoşa’da Diğer Gezilecek Yerler

Lefkoşa, 800 yılı aşkın bir süredir Kıbrıs’ın başkentliğini yapmaktadır. Bu nedenle pek çok tarihi yerin de başkenti olmuştur. Özellikle kültür turizmi açısından da müthiş bir destinasyon olması sebebi ile Lefkoşa, her daim turistlerin uğrak noktası olmuştur. Peki, bu çerçevede Lefkoşa’da Tarihi Bandabulya Çarşısı dışında diğer gezilmesi gereken yerler nerelerdir? Sizlere bu yerlerden bahsetmeye çalışalım.

  • Lefkoşa Kent Surları ve Girne Kapısı: 11 burcun yanında 3 kapısı bulunan bu tarihi yerde, zamanla meydana gelen afetler sonucunda oluşan yıkıklar, Osmanlı Devleti tarafından 1821 yılında restore edilmişti. Şuan ise bazı surlar yıkılarak, motorlu araç geçişine sahip bir yol olarak da kullanılmaktadır.
  • Barbarlık Müzesi: 21 Aralık 1963 yılında katledilen masumların, o döneme ait fotoğraflarını barındıran önemli bir müze. Masumların duygularını hissetmek isterseniz, Barbarlık Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.
  • Büyük Han: Gerek mimarisi, gerekse de büyüklüğü çerçevesinde Kıbrıs’ın en büyük hanlarından biri olması sebebi ile görülmesi gereken yerler arasında yer almaktadır.
  • Derviş Paşa Konağı: 19. yüzyılın hislerini içerisinde barındıran bu konak, 1807 yılında tamamlanmıştır. O dönemin mimarisini anlamak için, gezmeniz gereken yerler arasında yer almaktadır.
  • Selimiye Camii: Eski bir katedralden çevrilerek camii olan bu mabet, Kıbrıs’ın en büyük camisidir. Selimiye Camii ve ihtişamlı yapısını görmek isterseniz, Lefkoşa’yı ziyaret edebilirsiniz. Aynı zamanda Selimiye Camii, St. Sophia Katedrali olarak da uzun bir süre Hristiyanlık için mabet olmuştur.

Yukarıda da görüldüğü üzere, Tarihi Bandabulya Çarşısı gibi pek çok önemli eser, Lefkoşa’nın dört bir yanını donatmıştır. O duyguları yaşamak isterseniz, mutlaka Lefkoşa’yı ziyaret etmelisiniz. Aynı zamanda önemli haberler ve eserler ile ilgili bilgi almak isterseniz, o halde bizleri instagram.com/kibristatatile adlı İnstagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.