Kıbrıs’ın Merkezi “Lefkoşa”

0
42
kibrista-tatil-lefkosa
kibrista-tatil-lefkosa

KIBRISIN MERKEZİ ‘’LEFKOŞA’’

Genel Bilgiler/ Rehber

Kıbrıs Adasının tam ortasında bulunan Lefkoşa şehri dünyada yalnızca Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkentidir. Yeşil Hat denilen bir sınırla ikiye bölünmüş tek başkenttir. Bu sınır bölgesinde Birleşmiş Milletler Barış Gücü bulunmaktadır. Lefkoşa aynı zamanda Rum Kesimi’nin de başkentidir. Kıbrıs adasının en kalabalık, gelişmiş, tarih ve sanayi şehridir. Kuzeyinde Türkler Güneyinde ise Rumlar yaşar.

İklim/ Hava Durumu

Yarı kurak olarak adlandırılan iklim kuşağında yer alan Kıbrıs’da yaz mevsiminde sıcaklıklar yüksek ve kuraklık fazla olur. Akdeniz iklimi etkisinin de görülmesiyle kışları ise ılık ve az yağışlı geçmektedir. Temmuz ve Ağustos ayları en sıcak aylardır. Kıbrısın en yüksek sıcaklığı da Lefkoşa da görülür. Ocak ayı ise en soğuk aydır ve genellikle 9 ile 12 derece civarına düşen sıcaklıklar görülmektedir.

Ne Zaman Gidilir?

Genel olarak sıcaklaın çok düşmediği Lefkoşa’ya Şubat ayı itibarıyla sıcakların yükselmesi ile birlikte istenilen zamanda gidilebilir. Temmuz ve Ağustos aylarındaki yüksek sıcaklıklarıda göz ardı etmeden gidilecek zamanını seçmek gerekir.

Yemek/ Restoran/ Ne Yenir Ne içilir?

Kıbrıs uzun yıllar farklı medeniyetler ev sahipliği yaptığı için yöreye özgü yerel yemekler çok değildir. Bu durum Lefkoşa’da da geçerlidir. Fakat Hellim Peyniri kesinlikle kahvaltıda tatmanız gereken bir lezzettir. Bu kızarmış peynir lezzeti bu bölgeye ait bir tattır. Ayrıca Piruhi Mantısı Kıbrıs’a özgüdür ve Kıbrıs Mantısı da demek mümkündür. Bu mantı; un, yumurta, tulum peyniri, tereyağı, ceviz içi ve et suyu ile yapılan bir hamur yemeğidir. Yine Kıbrıs’a özgü yemeklerden Şeftali Kebabı

tadılması gereken bir lezzettir. Koyun ve ya keçinin iç zarının kıyma, soğan ve maydonoz harcı ile dolma biçiminde doldurularak ızgarada pişirilmesi ile yapılan denemeye değer bir kebaptır.

Önemli Yerler/ Gezilecek Yerler

  • Girne Kapısı ; eski Lefkoşa surlarında yer alan kapı Girne’ye ulaşımı sağlar. 1931 yılında kenarlarında bulunan surlar yıkılarak araç geçişi için yol yapılmıştır.
  • Gazimağusa Kapısı; eski Lefkoşa surlarında bulunan ve Gazimağusa’ya geçişi sağlayan kapıdır. Aynı zamanda Karpaz, Larnaka, Limasol ve Gazimağusa’dan gelen yolların birleştiği kapıdır. Günümüze kadar iyi bir şekilde korunmuş Lefkoşa’nın en sağlam kapısıdır.
  • Selimiye Camii ( Aziz Sophia Katedrali ); Kıbrıs’ın en büyük ve görkemli ibadethanesi olmakla birlikte en önemli de mimari eseridir. 1192 yılında inşa edilen Katedral, 1571 yılında Osmanlı’nın adayı fethetmesi ile camiye çevrilmiştir.
  • Büyük Han; yalnızca Lefkoşa’nın değil Kıbrıs’ın en büyük hanı olan yapı 1572 yılında Osmanlı Devleti tarafından yapılmıştır. 2 katlı olarak inşa edilen hanın ortasında geniş avlusu, avlunun ortasında ise bir mescit ve çeşme bulunmaktadır.
  • Mevlevi Tekke Müzesi; Osmanlı’nın adayı fethi sonrası adaya yerleşen Türkler’in çoğunluğunun Konyalı olması ile kurulmuştur. Şuanda müze olarak kullanılan müzede mevleviliğe ait giyisi, müzik aleti gibi malzemeler bulunmaktadır.
  • Barbarlık Müzesi; Lefkoşa’da bulunan bu müze 1963 yılında yaşanan Binbaşı Nihat İlhan’ın ailesi ve ev sahibesinin kurşunlanarak öldürülmesinden sonra müze haline getirilmiştir. Duvarda kurşun izlerinin hala durduğu ev 1966 yılında müze olmuştur.
  • Arap Ahmet Paşa Camii ve Sokağı; aynı isimli sokak ve bu sokakta bulunan camii eski bir Latin kilisesi yerine yapılmıştır. Ve Lefkoşa’da bulunan camiilerden en dikkate değer olandır.
  • Venedik Sütunu; venedikliler tarafından 1550 yılında dikilen sütunun alt tarafında 6 İtalyan ailesinin armaları bulunur. Sütunun üzerinde bulunan bakır küre ise sonradan eklenmiştir.

Ne Yapılır?

Tarihi yerleri gezebileceğiniz aynı zamanda gün boyu denizin ve güneşin keyfini çıkarabileceğiniz Lefkoşa’da gece eğlenceside oldukça fazladır. Gecesi ve gündüzü ile hareketli bir tatil yaşayabilirsiniz.

Gece Hayat / Bar / Eğlence

Lefkoşa Çarşamba, Cuma ve Cumartesi gecelerinin hareketli olduğu bir şehirdir. Bir çok disko bar ve eğlence mekanı bulunan şehirde gece hayatı biraz pahalıdır. Kumarhanelerin yasal olması kumar tutkunlarını gece hayatına çekerken, öğrenci nüfusunun fazla olmasıda gecelerin hareketli olmasını sağlamaktadır.

Alışveriş / Ne Alınır?

En başta Lefkoşa’dan dönerken hellim peyniri almak gerekir. Bunun dışında bir çok hediyelik eşya bulmak mümkündür. Elişi danteller,peçeteler, lefkara örgüsü, dokuma perdeler, sepetler,gümüş işleri gibi bir çok hediye seçeneği vardır.

Tatil/ Bayram / Önemli Günler

· Yıl başı ( 1 Ocak),

· Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (23 Nisan),

· İşçi ve Bahar Bayramı (1 Mayıs),

· Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs),

· Barış ve Özgürlük Bayramı (20 Temmuz),

· Türk Mukavvemet Teşkilatı Kuruluş Günü ( 1 Ağustos),

· Zafer Bayramı (30 Ağustos),

· Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyet Bayramı (29 Ekim),

· KKTC Cumhuriyet Bayramı (15 Kasım),

· Kurban Bayramı

· Ramazan Bayramı

Dikkat Edilmesi Gereken/ Önemli Bilgiler

Tüm ada ülkeleri gibi önemle üzerinde durulacak konu içme suyu sorunudur. Bunun dışında Lefkoşa güvenli ve huzurlu bir şehiridir. Siyasi ayrılık ve ırkçılık gibi nedenlerle çıkan kargaşalar bazen istenmeyen sonuçlara neden olurken bu sorunun dışında bir sorunla karşılaşmanız çokta olası bir durum değildir.

 

LEFKOŞA, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin  başkentidir. Kıbrıs’ın en kalabalık kenti ve en büyük kültür, sanayi, ticaret ve ulaşım merkezidir. Şehrin en büyük özelliği, Berlin duvarının yıkılmasıyla iki taraflı son şehir olmasıdır. Şehir, Yeşil Hat diye adlandırılan sınırla ikiye bölünmüştür. Kuzeyinde Türkler, güneyinde Rumlar, ara bölgede ise Birleşmiş Milletler Barış Gücü bulunmaktadır. En önemli tarihi eserleri ve ziyaret edilebilecek yerleri arasinda Dikilitaş/Venedik Sütunu, Arabahmet Camii, Selimiye Camii, Kumarcılar Hanı, Büyük Han, Derviş Paşa Konağı, Bedesten, Büyük Hamam, Mevlevi Tekke, Taş Eserler Müzesi ve Haydarpaşa Camii (St. Catherine Katedrali) yer almaktadır.

TARİHİ
Lefkoşa’nın konum olarak Kıbrıs adasının merkezi bir yerinde bulunması, Kıbrıs’a damgasını vuran medeniyetler için önemli bir etken olmuş, Roma medeniyeti ile başlayan “Casturm” kavramı Bizans’la “Kaleye” dönüşmüş ve kısa bir süre Templer Şovalyelerinde kalan Lefkoşa, 1192’de Lüzinyan Kırallığının adada hakimiyeti ile başkent olmuştur. 300 yıla yakın süren Lüzinyan Kırallığı döneminde Lefkoşa Ortaçağ Feudal Şehir anlayışı ile yönetilmiş ve adanın idari başkenti olarak kalmıştır. 100 yıla yakın süren Venedik dönemi ile başkent Lefkoşa’da feudal düzen aristokratik anlayışla devam etmiştir. Venedik döneminde Rönesans’la gelen yeni fikirler ve yenilikler benimsenmiş ve Lefkoşa’ya uygulanmaya başlanmıştır. Rönesans’la birlikte yavaş yavaş önemini kaybeden Kilise anlayışı Ortaçağ kentlerinin şehir dokusunu değiştirmiş, Kilisenin ve Kilise etrafında oluşan meydanların kentin en önemli simgesi olarak bilinmesi tarihe karışmaya başlamıştır. Lefkoşa,9 Eylül 1570 yılında Osmanlılar tarafından alınmıştı. Rönesans ile ortaya atılan yeni “İdeal Şehir” kavramı Lefkoşa şehrine de uygulanmıştır. 1567-1670 yılları arasında Lefkoşa şehrini koruma amaçlı o dönemin mimarlarından “Giulio Savorgnano” tarafından yapılan Lefkoşa surları Doğu Akdeniz’deki “Palmanova” şehrinin surları ile benzer plandadır. Palmonavo, Venedik Cumhuriyeti sınırları içinde oluşturulan planlanmış Rönesans şehridir ve Rönesans döneminde tam olarak tasarlanan ve uygulanan “İdeal Şehir” anlayışını simgeler. Askeri mimarinin en mükemmel örneklerinden biri olan Lefkoşa Surları, 5 km uzunluğunda, birbrilerine uzaklıkları eş 11 burçtan ve 3 anıtsal kapıdan oluşmaktadır. Magosa Kapısı (G.Kıbrıs), Baf Kapısı (G.Kıbrıs) ve Kuzey Kıbrıs’ta bulunan Girne Kapısı surlar içinin ve dışının sirkülasyonunu halen sağlamaktadır.

GÜNÜMÜZDE LEFKOŞA

1974 Barış Harekatı ile ikiye bölünen Lefkoşa Şehri ve tarihi şehir surlarının tam yuvarlak plan biçimini algılamak biraz zordur. Lefkoşa’nın Kuzey bölümünde bulunan tarihi şehir surları iyi durumdadır ve KKTC Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Kontrollüğünde etap etap burçların ve sur duvarlarının restorasyonları ve bakımları yapılmaktadır. Lefkoşa şehrinin oluşumundaki bütün bu birbiri ile ilişkili ve birbirini takip eden değişiklikler, Lefkoşa surlariçinin bugünkü tarihi dokusunu oluşturmuş, ve şehri bir tarihi merkez haline getirmiştir. Fakat bu tarihi şehrin engellenemez bir şekilde modernist akımlara ve günümüz ihtiyaçlarına ayak uydurmaya çalıştırılması birçok tarihi değeri bulunan binaların yıkımına, sokak genişletmelere yol açmış ve tarihi kent dokusunda bozulmalara neden olmuştur.

OTANTİK VE GÜZEL: BÜYÜK HAN

Lefkoşa’da bundan başka görülmesi gereken en önemli yerlerden biri de Büyük Han. Büyük Han’ın inşası için emri Kıbrıs’ın ilk Osmanlı yöneticisi Muzaffer Paşa, 1572 yılında vermiş. Han’ın mimarî yapısı o dönemlerde Anadolu’da inşa edilenlerle birebir benzerlik taşıyor. Tamamıyla taştan inşa edilmiş olan Han’ın içinde tam 68 oda ve 10 dükkân bulunuyor. Büyük Han’ın tam ortasında da çok güzel, küçük bir mescid var. Burada hediyelik eşya dükkânları ile otantik restoranlar bulmak mümkün. Salı ve Perşembe akşamları da iç bahçede canlı müzik eşliğinde akşam yemeğinin tadını çıkarmak mümkün.

Lefkoşa’da Selimiye Camii civarındaki bir başka tarihî eser de Derviş Paşa Konağı. 19. yüzyılda inşa edilen konak Türk mimarî yapısını tamamıyla yansıtıyor. Konak Kıbrıs’ta yayınlanan ilk Türkçe gazete olan Zaman’ı çıkaran Derviş Paşa’ya ait ve şu anda da Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor.

Selimiye Camii’nin civarında bulunan ve Lefkoşa’nın en önemli meydanı olarak bilinen Sütunlu Meydan’a adını veren Venedik Sütunu Kıbrıs’taki Venedik yönetimine haraç olarak Salamis’teki orijinal yerinden sökülerek buraya getirilmiş. Granitten mamûl sütunun üstünde Venediklilere ait özel işaretler bulunuyor.

Mevlevî Tekkesi, Lefkoşa’yı gezerken, Dervişlerin Mekânına mutlaka uğramalısınız. Dünya üzerinde en iyi korunmuş olan Mevlevî Tekkelerinden biri Lefkoşa’da bulunuyor. Tekke Girne Kapısı’nın yüz metre kadar güneyinde yer alıyor. 17. yüzyılda inşa edildiğinde, şu anda kapladığı alandan daha büyük yer kaplıyormuş, ancak günümüze daha küçük bir kısmı kalmış. Buna rağmen, yapı iyi korunmuş ve çeşitli restorasyonlara tâbi tutulmuş. Yapı şu anda Mevlevî Müzesi olarak kullanılıyor.

YEŞİL (VE UZUN) HAT Lefkoşa’ya gelip de Yeşil Hattı görmeden gitmek olmaz. Yeşil Hat Lefkoşa’yi ikiye bölen uzun çizginin adı. Yani şehrin en sıcak noktası. Bu Hattın en sıcak yeri de Yiğitler Burcu diye bilinen parkın ayırdığı bölüm. Bu parktan Rum Kesimi’ndeki günlük yaşayışa şahit olabilirsiniz.

Facebook Yorumları