Kumarcılar Hanı

0
608
kumarcılar-hanı
kumarcılar-hanı

Kıbrıs’ta Osmanlı Devleti döneminden sonra inşa edilen pek çok tarihi eser bulunur ve bu eserlerin pek çoğu herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşılmadan, bugünlere kadar aktarılmıştır. İşte bu süreçte inşa edildiği dönemde neredeyse yapısı hiç bozulmamış olan bir önemli Osmanlı eseri de, Kumarcılar Hanı olarak dikkat çeker. İsmi şuan için kullanılan kumar ile aynı anlama gelmese de, farklı isimler ile anılmak için çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Peki, bu değerli eserin, günümüze kadar gelirken geçirdiği evreler nelerdir? 

Kumarcılar Hanı ve Tarihi 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Lefkoşa ketinde yer alan Kumarcılar HanıKıbrıs’ın en önemli eserleri arasında yer almaktadır. Kıbrıs’ın başkenti olan Lefkoşa’da yer alan Büyük Han’dan sonra, en büyük handır. Ancak eski kayıtlarda, Küçük Han olarak da adlandırılan önemli bir eserdir. Lefkoşa’da yer alan Asmaaltı Meydanı’nın kuzey kısmında yer alan bu güzide eser, tarih boyunca da önemli bir konumda yer almıştır. Peki, Kumarcılar Hanı’nın tarihi ile ilgili bilinmesi gerekenler nelerdir? 

  • Kumarcılar Hanı olarak bilinen eserin, ilk inşa edildiği tarih ile ilgili net bir bilgi bulunmamaktadır. Buradan hareketle, Kumarcılar Hanı’nın, çeşitli raporlarda yer aldığına göre, 16-17. yüzyılda inşa edildiği vurgulanmıştır. 
  • Venedik ve Lüzinyan dönemde yapılmış, muhtemelen bir manastır üzerine inşa edilmiş olduğu düşünülmektedir. Ancak net bir şekilde bu konu ile ilgili sonuç elde edilebilmiş değildir. 
  • 16 numaralı bir Şeriyye Sicili’nde yer aldığına göre, 31 Mart 1748 tarihindeki bir yazında, handan “Kumari Hanı” olarak bahsedilmiştir. Ancak bu isim, şuanda kumarın anlamına eş değer değildir. Genel itibari ile bu adı almasında etkili olan anlam, “semer” olarak bilinmektedir. 
  • Tarihte Kumarcılar Hanı; “Kemaneciler Hanı” ve Seyyar Çalgıcılar Hanı” olarak da adlandırılmıştır. Osmanlı Devleti döneminde, Kıbrıs adasında inşası gerçekleştirilen 18 handan bir tanesi olarak dikkat çeker. 
  • Han hakkında sahip olunan en eski belgelere göre, Kılıç Ali Paşa Vakfı tarafından, 31 Mart 1748 tarihinde, hanın ismi “Kumari Hanı” olarak geçmiştir.  
  • 1811 ve 1836 yıllarında ise, şuan ki adı çerçevesinde, “Kumarcı Hanı” olarak adlandırılmıştır. 

Yukarıda da görüldüğü üzere, Kumarcılar Hanı, tarih boyunca büyük bir öneme sahip olmuş ve takribi olarak 500 yıllık bir tarihi olduğu düşünülmektedir. Peki, bunun akabinde, Kumarcılar Hanı ile ilgili önemli satırbaşları nelerdir? Sizlere bunlardan bahsetmeye çalışalım. 

Kumarcılar Hanı Tarihinden Önemli Satırbaşları 

Kumarcılar Hanı ile ilgili tarihteki gelişmelerden derlenen konular yukarıda belirtildi ancak bundan daha önemli belirli olaylar var. Bu olaylar günümüze kadar farklı evrelerde gerçekleştiğinden dolayı, belirli bir kronolojik sıralama çerçevesinde ele almak gerekir. Peki, bu kronolojik sıralama nasıl ele alınmıştır? 

  • Kılıç Ali Paşa Vakfı’na, 1748 yılında ait olduğu bilinen bu hanın, belirli süreçlerde sahibi olduğu kişiler ve kurumlar değişmiştir. 
  • Belirli bir süre sonra, Derviş Paşa ve onun kardeşi olan Fuat Tüccarbaşı’na ait bir han haline gelmiştir.  
  • 1950’li yıllarda ise Tüccarbaşılılara ait olan bu mülk, sonrasında Mehmet İzzetbey ve Mehmet Asım Bey’in adına kayıtlı olmuştur. 
  • 1958 ve 1963 yılları arasında, yukarıda bahsedilen mülk sahiplerine, yıllık olarak 70 Kıbrıs lirası ödenmiştir. 
  • 1937 ve 1957 yılları arasında da restorasyon çalışmaları sona erdirilir. Böylece Antikalar Dairesi tarafından, Kumarcılar Hanı eski bir eser olarak tescil edilir. 
  • Uzun yıllar bu şekilde ilerledikten sonra, hanın kullanım hakkı, Turizm ve Çevre Bakanlığı’na, 12 Temmuz 2011 yılında, Aziz Kent ve Behzat Azizbeyli’den 15 yıllık bir süre için devralındı. 
  • Restorasyonunun tamamlanması maksadı ile Türkiye’deki Yardım Heyeti tarafından restorasyon gelirleri karşılandı. 
  • Turizm Planlama Dairesi Müftülüğü tarafından 2016 yılında restorasyonu tamamlandı. 

Yukarıda yer alan tüm kronolojik sıralama, Kumarcılar Hanı’nın tarihteki önemini ortaya koymuştur. Bu sebepten ötürü, Lefkoşa’daki tarihi eserler arasında önemli bir yere sahiptir. Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği bu han, 500 yıla yakın bir süredir farklı şekillerde insanlara hizmet vermiştir. 

Kumarcılar Hanı’nın Mimarisi 

Osmanlı mimarisinin temel taşlarına sahip olan bu nadide eser, önemli mimari özellikleri de içerisinde barındırmaktadır. İki katlı olan bu hat, inşa edildiğinde 52 odalı olarak halka sunulmuş ve faaliyete başlamıştı. Şuan için 44 odası aktif olarak kullanılıyor, ancak diğer odalar, hanın faaliyet yürütmesi açısından depo gibi kullanılmaktadır. Hanın mimarisi ile ilgili olarak, aşağıdaki değerler çok ama çok önemlidir: 

  • Alt odalar, depo veya hayvanların kalacağı ahır olarak kullanılıyor. 
  • Üst odalar, gelen ziyaretçilerin konaklaması için kullanılan yatakhane olarak kullanılmaktadır. 
  • Odalarda mermer döşemeler bulunurken, ahşap olan revakların üzerleri, kiremitle kaplanmıştır. 
  • Gotik mimarinin yapısını andıran bir giriş kapısına sahip olsa da, bahsedilen kapının, Osmanlı mimarisi çerçevesinde oluşturulduğu bilinmekte olup, daha sonra Britanya sömürge yönetiminin hatalı bir şekilde Gotik tarzda inşa etmesi, çeşitli evraklar ile ortaya konulmuştur. Britanya sömürgesinde sivri kemerler oluşturuldu ancak 2010’lu yıllarda gerçekleştirilen restorasyonlarda tekrar Osmanlı kemeri yapılmak istese de, sivri kemerli hali muhafaza edilmiştir. 

Yukarıda da net bir şekilde görüldüğü üzere, Osmanlı mimarisinin harika özelliklerini içerisinde barındıran han, çeşitli farklılıklar ile bugüne kadar aktarılmıştır. Şuan hali hazırda sağlamlığını korumakta olan ve Büyük Han’dan sonra Kıbrıs’taki en büyük han konumunda yer almaktadır. Peki, Kumarcılar Hanı dışında Lefkoşa’da diğer gezilmesi gereken yerler nerelerdir? Sizlere bu yerler hakkında genel bir bilgi vermeye çalışalım. 

Lefkoşa’da Diğer Gezilmesi Gereken Yerler 

Lefkoşa, tarih boyunca 800 yıllık bir süre içerisinde Kıbrıs’a başkentlik yapmış önemli bir şehirdir. Bu şehrin yapısı ve idarisi çerçevesinde, farklı pek çok mimari yapıya imza atıldığı için, turizm açısından çok değerli bölgeler arasında yer almaktadır. Peki, Lefkoşa’ya geldikten sonra, Kumarcılar Hanı ile beraber gezilmesi gereken yerler nerelerdir? 

  • Büyük Han: Farklı mimari özellikleri içerisinde barındıran bu han, Kıbrıs’ın en büyük hanıdır. Muhteşem bir yapı ve idareyi içerisinde barındıran bu yapıyı ziyaret ederek, o dönemin özelliklerini hissetmeniz de mümkündür. 
  • Barbarlık Müzesi: 1963 yılında, çocuk yaşlı demeden katledilen insanlar için oluşturulmuş bir müzedir. O insanlara ait değerleri içerisinde barındıran bu müzeyi ziyaret ederek, farklı duyguları yaşamanız da mümkündür. 
  • Selimiye Camii: St. Sophia Katedrali olarak faaliyet yürüttükten sonra, Selimiye Camisi olarak çevrilen bu muhteşem mabet, Lefkoşa için çok önemlidir. Üstelik Kıbrıs’ın en büyük camisi olarak da dikkat çekmektedir. 
  • Bandabulya Çarşısı: Çok uzun yıllar boyunca çarşı özelliğini devam ettirmiş ve bu süreçte her türlü faydayı halka sağlamış bir eserdir. Pek çok yazında adından söz edilen bu çarşı, her dönemde popüler olarak dikkat çekmiştir. Şimdilerde ise ismi Belediye Çarşısı olarak da anılmaktadır. 
  • Derviş Paşa KonağıKıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’yı ziyaret edipte, Derviş Paşa Konağını ihmal etmek olmaz. Çünkü 1807 yılında yapılan bu konak, mimari açıdan dönemi bizlere ayna gibi yansıtıyor. 
  • Lefkoşa Kent Suları: Şuan bazı surlar yıkılarak motorlu araçlar için geçiş yapılan bu tarihi kalıntı, Lefkoşa’yı çevreleyen surlar olarak dikkat çeker. 

Yukarıda yer alan önemli eserlerin tamamı Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’da yer alır ve Lefkoşa’yı ziyaret ederseniz, mutlaka görmeniz gereken yerler olarak dikkat çeker. Nadide bir destinasyon olması sebebi ile de Lefkoşa bizlere mimari ve idari anlamda binlerce yıl önceyi bile yansıtmaktadır. Tarihi ve doğal güzelliklere ait görselleri görmek ve farklı bilgiler öğrenmek isterseniz de, bunun için bizleri İnstagram.com/kibristatatile/ adlı İnstagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.